Bugun...
SEÇİM SONUÇLARI ŞAŞIRTTI SİYASETTE DEĞİŞİM HAREKETİ BAŞLADI


Yılmaz Birinci
info@bayrampasagazetesi.com
 
 

  Dün, bugün ve yarın derken bir seçim daha geldi geçti. Etkiler, tepkiler vesaireler sonucu yine halkın tecellisi zuhur etti. Birçok gazeteci, yazar, anketçi sözde uzman siyaseti konuyu farklı dilden değerlendirdiler. Yok ;aslında öyle, böyle değildi. Yok ,aslında bu seçimin galibi filan partidir. Yok, aslında falan filan geveleyip durdular. Sonuç ; kazanan halkın iradesi olmuştur.

      Açıkça itiraf etmek gerekirse ben dahil partilerin en üst düzeylerindekiler bile, bu seçim tahminlerinde açıkça yanılmışlardır. Seçim öncesinde Ak parti bile kendi anketlerinde % 46, CHP % 29, MHP %19 larda kendilerini görmüşlerdi. Ancak maalesef hepsi de maalesef yanılmışlardır. Her ne olursa olsun ; sonuçlara bakıldığında, iktidar partisi öyle veya böyle % 49 oy oranıyla tavan yapmıştır. Diğerleri ise net şekliyle kaybetmiştir. İktidar, galip gelerek koalisyondan kurtulmanın tek başına hükümet kurmanın devamlılık memnuniyetini yaşar iken; mağlup olan partiler arasında’ da lider değiştirme gerektiği tartışmaları başladı. CHP ve MHP bu değişim talebinin fitilini açıkça ateşledi; ve her iki güçlü muhalefet partilerde genel başkan adayları şekillenmeye başladı.

       Özellikle CHP’nin yanı sıra MHP’nin de 7 Haziran seçimlerinden bu yana oylarını bir hayli düşürmesi yukarıdan aşağıya köklü bir değişime ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Açıkçası ben dahil, birçok kesim CHP’nin ve MHP’nin genel başkanlarının değişmesi veya yeniden yapılanması durumunda, otomatik olarak ilk etapta, en az 5 er puan yükseleceğine inanmaktadır. Şayet, bu gerçekleşirse mevcut genel başkanlar liderliğinde özellikle de HDP’nin altında kalan tüm il ve ilçeler kökten değişmesi gerekmektedir diye düşünüyorum.

        Bulunduğum Bayrampaşa ilçesinde ise, siyasetin gidişatına bakıldığında Ak parti’nin içinde her ne kadar problem olsa,da bir şekilde aşılıyor ve asla seçime olumsuz olarak yansımıyor. Ancak, MHP ve CHP de bu mesele maalesef iç kırgınlıkların var olması bir türlü aşılamadığı gibi seçimlerde de olumsuz yansımaktadır. Bunun en alternatif formülünü ben yılar önce önermiştim. İl başkanlıklarının benim adamım olsun, oy potansiyeli saygınlığı olsun olmasın fark etmez zihniyeti masaya yatırılmalıdır. il veya ilçe başkanlarının aranan vasfı sadece Ankara tanışması veya birilerin adamı  olması değil, asıl  dikkate alınması gereken  hususların başında  İl veya İlçe başkanlarının atanması veya seçilmesi gereken kriterler; öncelikle vizyonu düzgün, potansiyeli yüksek,

 şaibesiz ,işi gücü düzgün olan, bulunduğu il veya ilçede saygınlığıyla tanınan , akademik kariyerli tahsil ve kültür seviyesi yüksek, adı olumsuzluğa bulaşmamış ,liyakatli saygın şahsiyetlerden olmalıdır. Maalesef ki genelde partilerde kim kimin çantacısı ise, kim kimi kullanacak ise, kişilikli kişiliksiz fark etmeksizin il ve ilçelerde başkan atamaları yapılıyor ve seçim sonuçlarında’ da hüsranla çıkıyorlar. 7 Haziran seçimlerine bakıldığında ufak bir artış gören veya yerini koruyan partililer başarısızlığı başarı gibi görmüş ve havalara bürünmüştü. Oysa ,o zaman yazdığım makalemde ana muhalefet ve baba muhalefet partiler yeterli çalıştıkları için değil, onlardan yana var olan rüzgardan ve yıpranmış iktidara olan tavırdan dolayı oylarını biraz artırmışlardı. 1 Kasım seçimlerinde ise, yanlış stratejik çalışma neticesinde alması gerektiği oyları aldılar. Yok, ilimizde en çok oy alan bizim ilçe; havalarına bürünenler havalarını aldılar. Sonuç: tıpkı, sağlıklı vücut hücre yenilemek zorunda olduğu gibi, kaybeden partiler ’de acilen köklü olarak yukarıdan aşağıya kadar yenilenmelidir. Aksi takdirde daha da eriyebileceklerdir.

  Bu arada, merak edenler veya ön yargılı düşünenler ’de  merak etmesinler; ve beni sağcı ile sağcı, solcu ile solcu , iktidar ile iktidar gözüken dümen suyu renksiz, çizgisiz, sözde gazeteci yazarlarla karıştırmasınlar. Beni en alttan en üste tanıyanlar iyi tanır. 13 yaşından beri yüreğiyle bağlandığım doğrultular aynıdır. Ve inandığım misyonum, idealist çizgide devam etmektedir. Yani ben bazıları gibi imama kızıp camiye gitmemezlik edenlerden hiç olmadım ve ölünceye kadar da devam edeceğim inşallah. Her şeyin hayırlısı dileklerimle.

Görelim Mevlam Neyler, Neylerse Güzel Eyler…Bu vesile ile başta Başöğretmen ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım öğretmenler gününü kutlar, merhum olanlara rahmet diler, sağ olanlara ise saygı ve sevgilerimi sunarım.

    





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI