Bugun...
AKİL ADAMLAR...


İ. Erdem Karabulut
info@bayrampasagazetesi.com
 
 

                      AKİL ADAMLARA SORDUM ANLAMADILAR...

  Başbakanın seçmiş olduğu bu akil adamlar, her gün değişik bir TV ekranına konu olurken, bir çok yerde protesto edildiği aktarılırken, birçok yerde ise kahraman gibi karşılandıkları anlatılıyordu.

Bu akil adamları dinlemem artık benim için önem arz ediyordu. mutlaka bu akil adamlarla bir araya gelmem kafamdaki soruları sormalıydım.

Nihayet Bayrampaşa ilçesine geleceklerini öğrendiğim akil adamların bazıları ile görüşmek için hemen akiller-in toplantı düzenleyecekleri belediye konferans salonunun önüne geldim.

İlk şoku içeri giremeyeceğimi öğrenerek yaşadım. çünkü önceden belirlenen isimler içeri alınıyordu. ben ise ısrarımı sürdürdüm içeri girmemde bir engel yoktu. Bayrampaşa gazetesinde makalelerim yayınlanıyor ve o ilçenin gazetecisi durumundayım. ama nafile önceden kayıt yaptırmadığım için içeri alınmam söz konusu değilmiş.

Sonunda polis derneği başkan vekili ile belediye başkan vekillerinden bazılarının bölgedeki gazetenin yazarı olduğum için devreye girdiler ve içeri alındım.

Akil adamlar karşımda dizilmiş ve karşılarında sıralarda oturan bir kalabalık topluluktan soru bekliyorlardı. kimdi bu akil adamlar? Baktığımda TV programlarından tanıdığım Mustafa Armağan,Deniz Ülke Arıboğan ve Sinema sanatçısı Hülya Koçyiğit küçük bir açılış konuşması ile ortam hazırlanıp soru cevap alma durumuna geçilince önceden hazırlamış olduğum soruları notlarımın arasından çıkarıp incelemeye başladım.

Sorularım sıralı bir halde elimdeki notta yazılı.

1.PKK elinde silahı ile nasıl Ülke dışına çıkacak.

2. Aynı aşiretten bir bölümü korucu iken bir diğer bölümü pkk lı barış nasıl olacak.

3.pkk denen örgütü besleyen diğer ülkelerden bahsediliyordu bu ülkeler ile siyasi görüşmenin sonucu belli mi.

Hangi soruyu ilk sormalıyım diye düşünürken arka sıralardan bir soru geldi.

Aslında soru ve yorum karışıktı askerliğini Van da yapmış biri olarak Van insanın misafirperverliğini anlatıyordu ki; " kaç Kürt çocuğu öldürdün" şeklinde hemen arkamda oturan bir konuğun ifadesi ile anladım ki barış ihtimali yok.

Etrafıma salonu dolduranlar içerisinde kimler var diye baktığımda salonda tanıdığım tek bir kişinin varlığını tespit ettim oda ilçenin gazetecisi idi.

Bu yorum ve soru karşısında şaşkınlığımı gizleyemedim ve söz istedim sayın ARIBOĞAN sözü bana verdiğinde hazırladığım soruları unuttum ve arkamdan yapılan yorum için konuşmak istedim.

Akil adamların tamamına teşekkür konuşması yaptıktan sonra, salonun genelde dışarıdan toplama insanlarla doldurulduğunu ifade ederek salonda oturanların Bayrampaşa halkı olmadığını ifade ettim ve barış ile ilgili bir parça umudum vardı ki; onuda bu salona girince kaybettiğimi vurguladım.

Akil adamlar şaşkın şaşkın bana bakarken arka sıramda oturan birinin henüz soru hakkını kullanırken "Ben Van'da askerlik yaptım" sözü bitmeden yorum getirerek "Kaç KÜRT çocuğu öldürdün?" şeklinde soru soruluyorsa bu insanlar o bölgede yıllarca koruculuk yapan insanları barış olsa-da  olmasa da af etmeyecekler. görünen bu dedim.

Akil adamlar sadece dinliyor. Cevap verin; Bu adamlar bu gün orda askerlik yaptığını söyleyen birine bu soruyu soruyorsa, yıllarca devletin polis ve askeri ile kol kola koruculuk yapan köy korucuları ile barışır-mı?

Akil adamlar sus pus . Neden Cevap vermiyorsunuz şeklindeki soruma ise  "biz notlarımızı alıyoruz. başbakanlık yetkililerine vereceğiz. yorum yapamayız." demekle geçiştirdiler.

Bu durumda barış olur-mu? olmaz-mı? bunu da siz değerli okuyucularıma bırakıyorum.

Kalın sağlıcakla.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI