Reklam
Köprüden Önce Son Çıkış
Reklam

Köprüden Önce Son Çıkış

CHP Kağıthane ilçe başkanı Mehmet Ali Yüksel, " TBMM'de kabul edilen anayasa değişikliğine ilişkin, "Bu bir rejim değişikliğidir. Bu kadar yetki bir kişiye devir edilemez." diyerek referanduma hazır olduklarını söyledi

05 Şubat 2017 - 17:27

CHP Kağıthane ilçe başkanı Mehmet Ali Yüksel İstanbul Ses Gazetesine yaptığı açıklamada, Siyasi tarihimizin, en tehlikeli en   kritik dönemlerinden birine tanıklık ediyoruz dedi.

Bir kişinin gelecek endişesi ile   elindeki gücü de kullanarak, şahsi saplantılarını siyasal yaşama ve toplumsal yaşama dayatmaya çalıştığı bir süreci yaşıyoruz.        diyerek sözlerine başlayan Başkan Mehmet Ali Yüksel, " Toplumumuzun uzun yıllar boyunca tecrübe ederek oluşturduğu birikimleri önemsemeyerek, yok sayarak siyasal ve toplumsal yaşamı ve     işleyişi dizayn etmeye çalışan bu yaklaşım, toplumun her kesiminde ciddi travmalara ve ciddi tahribatlara yol açıyor. Bir çok kez anayasa yapmış bir siyasi geçmişimiz var. Toplumumuzun geçmişte yaşadığı ve yaşamaya devam ettiğimiz temel sorunların altında anayasa metinlerinin katkısı çok büyüktür. Her anayasada maalesef toplumun bir veya birkaç kesiminin düşüncesini, tercihini, inanışını, kimliğini, hayat tarzını görmezden gelen, yok sayan anayasalarla yönetilmek durumunda kalmışızdır. Bu kapsayıcı olmayan, tek tipçi, özgürlükçü olmayan, vesayetçi anayasalar toplumumuza büyük bedeller ödetmiş ve ödetmeye devam etmektedir" dedi

Mehmet Ali Yüksel, "Tüm bu sıkıntılara rağmen halkımız hiç bir dönemde bu kadar ruhen ve fizikken ayrışmamış karşı karşıya gelmemiştir. Bunun temel nedeni parlamentonun, meclisin varlığıdır. Meclisimiz devletimizin kalbi olmuştur. Tüm halkımızın kalbinin attığı yer olmuştur. Tüm farklılıkların     kendini görebildiği, temsil edilebildiği yer olmuştur meclisimiz. Halkımızın her bir üyesinin aidiyet duygusu ile bağlı olduğu bir yerdir. Halkımızın büyük bir kesiminin kendisini gördüğü yer olmuştur meclisimiz. Bundan ötürü toplum olarak bütün kalabilmeyi, yani millet olabilmeyi sürdürebilmişizdir.

AKP’nin önerdiği bu anayasa değişikliği milleti bir arada tutan, devletimizi devlet yapan bu ruhu   ortadan kaldırıyor. Devlet, sadece belli bir kesimin, belli bir anlayışın temsilcisi olmaya zorlanıyor. Bu değişiklikle, Devlet herkesin devleti olma özelliğini yitirir. Bu diğer kesimlerin duygusal kopuşunu sağlar, millet olarak bir arada barış içinde yaşamamıza engel olur" dedi

"Şimdi sırayla birkaç şeyden bahsedelim" geçmişten örnekler veren İlçe başkanı Mehmet Ali   Yüksel, " AKP sözcüleri geçmişte olduğu gibi yine istikrardan, ekonomik kalkınmadan, özgürlüklerden, terörü sonlandırmaktan bahsediyor. Bağımsız yargıdan bahsediyor, ordu vesayetinden bahsediyor.  Bunların tümünü 2010 Anayasa Referandumu ve 7 Haziran Seçimi sonrası da söylemişlerdi.  Yargıdaki vesayeti kaldıracağız diye 2010 Referandumu ile yargıyı FETÖ Terör Örgütü Üyelerine teslim ettiler. FETÖ’cü yargı ile birlikte, ordunun vesayetini kaldırma adına, darbelere engel olma adına, bu ülkenin Genel Kurmay Başkanını, namuslu askerlerini, aydınlarını darbe yapacak diye  Ergenekon, Balyoz kumpas davalarıyla hapislere attılar. Bu ülkede darbe olmadı mı? 15 Temmuz Darbesi’ni kim yaptı? 15 Temmuz Darbesi’ni yapanlarla kim kader ortaklığı yaptı? Cumhurbaşkanı FETÖ için “aynı menzile farklı yollardan    gidiyoruz” demedi mi? “Ne istediniz de vermedik” diye kime söyledi?

7 Haziran 2015 Seçimlerinden sonra tek başına iktidar olmazsak terör artar, kaos olur, ekonomi batar diyen AKP 1 Kasım Seçimlerinde tek başına iktidar oldu. Terör bitti mi? Kaos son buldu mu? Ekonomi düzeldi mi?  Bu sorunların her biri artarak devam etti ve etmeye devam ediyor. Cumhuriyet tarihi en büyük yolsuzluklara, en kanlı terör saldırılarına, en kötü ekonomik gidişata tanıklık ediyor. Herkes huzursuz. Herkes endişeli. Herkes gelecekten ümitsiz. Şimdi kalkmışlar yine aynı 2010 Referandumu gibi, aynı 7 Haziran Seçimleri sonrası gibi eğer başkanlığa Evet demezseniz terör artar, kaos olur, ekonomi batar diyorlar. Bu halk artık inanır mı bunlara?

Biz inanıyoruz ki inanmayacak. Ve yapılacak Referandumda büyük bir farkla Hayır çıkacak, bu da halkımızın Hayrına olacak" dedi

Kağıthane halkına bu dört soruya dikkat etmesi gerektiğini belirten başkan Yüksel, " Kağıthaneli hemşerilerimiz şu 4 soruya cevap arasın lütfen.

1.Bir kişiye hem Cumhurbaşkanı hem de siyasi parti genel başkanı olma yetkisini verecek miyiz?

2.Yüzde elliyle seçilmiş bir kişiye, tek başına meclisin yüzde yüzünü, tümünü fesh etme yetkisini verecek miyiz?

3. Bir kişiye tüm hakimleri, savcıları, bürokratları göreve getirme ya da görevden atma yetkisi verecek miyiz?

4. Bir kişiye bir ülkenin bütçesini tek başına yapma ve kullanma yetkisi verecek miyiz?" dedi

Kağıthane halkından oy vermeye giderken düşünmeye davet eden başkan Yüksel, " Bu mücadele parti meselesi olarak görmüyoruz. bu bir memleket meselesidir. Bu  mücadeleyi  Saadet partili, Ülkücü Kardeşlerimizle ve bir çok farklı  kesimler ile birlikte yapacağız" dedi

Röportaj: Kasım Aydın

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x